Geri git   BİZİMNETCİLER >
AŞK,SEVGİ,DUYGUSAL,ROMANTİZM VE ŞİİRLER > AŞK SEVGİ

AŞK SEVGİ AŞK VE SEVGİ HAKKINDA AKLINIZA NE GELİRSE...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 11-02-2006, 10:39 PM   #1 (permalink)
admin
 
yaralıSevdam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Feb 2006
Yaş: 28
Mesajlar: 48.105
Teşekkürleri: 7
4 mesajına 4 kere teşekkür edildi.
İtibar Gücü: 500 yaralıSevdam yaralıSevdam yaralıSevdam yaralıSevdam yaralıSevdam yaralıSevdam yaralıSevdam yaralıSevdam yaralıSevdam yaralıSevdam yaralıSevdam
.*+>Internet Aski<+*.

İnternet Aşkı


Günün neredeyse 24 saatini geçirdiği bürosundaydı. Rakısını alıp bilgisayarın başına oturdu. Monitörün saati 00.47’yi gösteriyordu. 19 yıllık evliliğine nokta koyalı henüz üç ay olmuştu. Bir garip boşlukta hissediyordu kendini. Konuşacak, yalnızlığın kasvetini paylaşacak birilerine ihtiyaç duyuyordu. Chat sayfasına girdi. ‘Beyefendi’ yazdı. Kadın nickname’lerini gözden geçirmeye başladı, ne ilginç isimler vardı; Kedimi yedim, Narkız, Laz kızı, Bahar, Bebeto, Bond kızı, Buse... Bu isme daha önce hiç rastlamamıştı. Üzerine tıklayıp, ‘Selam Buse’ yazdı. Yanıt gecikmedi. ‘Selam’. ‘Nereden?’ diye sordu hemen. ‘İstanbul. Ya siz?’ dedi Buse. ‘Almanya/Nürnberg’ yazdı. Yalana başvurmadan tanıttı kendini. Yaşamının son 20 yılı Nürnberg’de geçmişti. Bu kentte Türkler için yerel bir gazete çıkarıyor, ayrıca Türkiye’deki bir gazete için çalışıyordu. 44 yaşındaydı ve adı Mahmut’tu. ‘Buse’ de maskesini çıkardı. Hale’ydi ismi. İstanbul’da bir üniversitede çalışıyordu, doçentti. 35 yaşındaydı. Bir kızı vardı. Evliydi ve ama mutsuzdu, boşanmanın eşiğindeydi. Tuşlar üzerinden uzun bir sohbet başladı. Evliliklerini ve çocuklarını yazdılar birbirlerine. Satırlar uzadıkça yakınlaştılar. Kullandıkları mesafeli dil değişti, sıcak ifadelere bıraktı. Sabah gözünü açtığında saat 07.15’ti. Kahvesini ve sigarasını alıp bilgisayar başına oturdu. ‘Mutlaka yazmıştır’ diyordu içinden bir ses; ‘Mutlaka.’ Mail kutusunu açınca yüzü güldü. Haklıydı... Mahmut’u tanımaktan ne kadar mutlu olduğunu yazmıştı. O andan itibaren hızlı bir Chat ve ardından da mesaj trafiği başladı Nürnberg-İstanbul arasında. Gündüzleri mail, geceleri Chat yoluyla görüşüyorlardı. Çok geçmeden cep telefonu da devreye girdi. Henüz o ilk gecenin üzerinden iki üç gün geçmeden ‘Sevgilim’, ‘Aşkım’ demeye başladılar birbirlerine. Ankara’da buluşma senaryosu hazırladılar. Hale, bir toplantı için Ankara’ya gidecekti, Mahmut ile orada, gözlerden uzak bir ortamda dört gün geçirecekti. Günlerdir hayaliyle birlikte olduğu Hale’yi görecek, dokunacaktı. DOKUZUNCU GÜNDE YABANCILIĞI ATTILAR Sonunda o gün gelip çattı... Tam Mahmut’un düşlediği gibi oldu karşılaşmaları. Sarışın, zarif bir kadındı Hale. Esenboğa havaalanında çiçeklerle karşıladı Mahmut’u. Önce iki yabancı gibi sarıldılar birbirlerine. Ne de olsa internette tanışmalarının üzerinden sadece dokuz gün geçmişti. Arabada da çok az konuştular ama otele gidip odalarına çıkınca sıyrıldılar o yabancılık duygusundan. Sadece birbirlerini gördükleri, hissettikleri ve de yaşadıkları saatler, günler geçirdiler. Dördüncü gece bir hüzün kapladı içlerini. Mahmut, ertesi sabah Nürnberg’e uçacaktı. Geç vakit otele döndüklerinde sadece o geceyi değil, yaşamın kalan bölümünü birlikte geçirme isteğiyle doluydular. Ertesi sabah Mahmut duşa girerken Hale, ‘Aşkım eşyalarını çantana yerleştireyim mi?’ diye seslendi. Mahmut, banyonun kapısını aralayıp başını uzattı. ‘Zahmet olmazsa’ dedi. Hale güldü, ‘Ne zahmeti... Ellerim eşyalarına son defa değsin.’ Banyodan çıktığında çantası çoktan hazırdı. Hızla giyinirken Hale yatağın üzerine oturmuş dikkatle onu izliyordu. Mahmut, bir anda teninin kokusunu içine doldurmak, göremeyeceği günler için depolamak istercesine sıkıca sarıldı Hale’ye. Ayrılmak zor geliyordu. Çantasına doğru uzanırken, ‘Umarım yakında tekrar görüşebiliriz’ diye fısıldadı. ‘Umarım’ diye tekrarladı Hale. Asansöre doğru yürürken gözleri dolmuştu. Geri dönüp bir kez daha öpmek gelmişti içinden sevgilisini. Birden saatine bakmak geldi aklına. Uçağın hareket saatine çok az kalmıştı. Odaya geri dönerse uçağa yetişemeyecekti! Hızla girdi asansöre. Az sonra tam gaz havaalanı yolundaydı. Havaalanına ulaştığında, koşarak pasaport kontrol noktasına gitti. İki polis, sohbet ediyordu. Pasaportunu uzattı. Polis, bilgisayara bakarak kontrol ederken arka sayfada sarı bir kağıt dikkatini çekti. Pasaportunu geri alır almaz, o kağıda baktı. Hale yazıp, bırakmıştı: - Seni seviyorum... Bir an sersemledi. Polisin, ‘Buyurun beyefendi, geçebilirsiniz’ sözleriyle kendine geldi. Görevlilere yaklaşırken bileti aklına geldi. Elini cebine atıp biletini çıkardı. Baktı, biletin üzerinde yine aynı sarı not kağıdı: - Seni seviyorum... ‘Hayır olamaz. Beni deli ediyorsun kadın’ diye geçirdi içinden. Uçağa ulaştığında hostes kapıları kapatmaya hazırlanıyordu. ‘Hoşgeldiniz, sizi birkaç kez anons ettirdik’ dedi meraklı bir ifadeyle. ‘Sormayın, telaştan duymamışım’ deyip koltuğuna geçti. Yerine oturduğunda derin bir nefes aldı. Uçağı kaçırmaktan güç bela da olsa kurtulduğuna sevindi. Ankara iyice geride kalıp uçak yükseldikten sonra, ayağa kalkıp çantasına uzandı. Ankara’dan, Hale’den uzaklaşmak için bir kitabın sayfalarına dalmak istiyordu. O da ne? Kitapların arasında yine bir sarı kağıt vardı. Hale, kendisini unutmasına bir an bile izin vermeyecekti belli ki. Heyecanla aldı kağıdı: - Bir tanen olmama ve bir tanem olmaya izin verdiğin için teşekkürler... Çantası kucağında koltuğa yığıldı. Tekrar tekrar okudu notu. ‘Kadınım benim. Kaç kadın böyle notlar yazabilir?’ dedi. Sonra başka notlar yazmış olabileceğini düşünerek çantasını karıştırmaya başladı. KOŞARAK ÇIKTI MERDİVENİ BİLGİSAYARINI AÇTI Evet, çantanın her yanı sarı kağıtlarla doluydu. Bir gözden, ‘Uzaktayken yakınımda, yakınımdayken ruhumda olmayı başarabilen y egane adama sevgiler’ notu çıktı. Gömleğinin arasında da başka bir sarı kağıt buldu: - Bir ömür sevgiyi aradım ve tam artık yok derken karşıma çıkıverdi. Sevgi var sayende anladım... Duştayken, o kadar kısa sürede nasıl yazmıştı bu kadar notu? İnanamadı Mahmut. Çantayı bir daha karıştırdı, sonra bir daha. Y anında oturanlar tuhaf tuhaf bakıyorlardı ona. Aldırmadı, başka not kalmadığına emin olana değin çantasını karıştırmaya devam etti. Uçağın tekerlekleri Nürnberg havaalanına değene kadar o notlar arasında gezindi durdu. Bir o notu okuyordu, bir diğerini. Valizi olmadığı için beklemeden geçti pasaport kontrolünden. Bir taksiye bindi. Büronun önünde taksiden inerken elini cebine attı. Orada da bir sürpriz bekliyordu onu. Son sürpriz, Markların arasına saklanmıştı: - Seni seviyorum... Koşarak çıktı merdivenleri. Büroya girer girmez, çantasını, ceketini bir kenara fırlatıp bilgisayarın başına oturdu. Biliyordu, Hale yoktu karşısında. Telefon edebilirdi, etmedi. Yazmak zorundaydı, yazmalıydı. Dolu dolu yaşadığı son dört günü yine en iyi sanal alemde anlatabilirdi. OKURA PUSULA BÜYÜ YİNE SANAL ALEMDE BOZULDU Mahmut ve Hale, Ankara’daki buluşmadan sonra çılgınca yazışmaya d evam ettiler. İnternette başlayan aşk, sekiz ay kadar sürdü. Üç ay sonra Hale kocasından ayrıldı ama Mahmut ile de bir araya gelemediler. Mahmut’un işleri çok iyi gitmedi, maddi sıkıntı içine girdi. Doçent olan Hale’ye, kariyerine uygun bir yaşam veremeyeceği düşüncesiydi ağır basan. Hale de uygun görünce internet ve telefon başında geçen sekiz ay, ‘dostluğu sürdürme’ kararıyla noktalandı. Aşk büyüsü yine sanal alemde bozuldu. ‘Aşk başa gelince akıl seyahate çıktı’ diyen ‘Mahmut Görür’, ‘internette başlayan aşk’ını, 'w w w.guzgüzelleri.c o m' adıyla 142 sayfalık bir kitap haline getirdi. Bu kitabın, yaşanmış olayları içeren bir metin olduğunu Nürnberg Başkonsolosluğu’na da onaylattı. Bana gönderdiği metin bu onayı taşıyor. Kitabının ikinci bölümünü yazmak için Türkiye’de bir kıyı kasabasına taşındı. Dört yıldır oradaki bir akaryakıt istasyonunda ‘büro sorumlusu’ olarak çalışıyor. Sık sık dile getirdiği iki cümle var, birisi ‘Aşk başa gelince akıl seyahate çıkar’; ikincisi ise ‘Aşk hiçbir zaman pişman olmamaktır.’ ‘Hale’ ile sadece bir kez ‘dost’ olarak görüştüler. Ve tabii ki, ‘Hale’ onun gerçek ismi değil...
__________________
Biliyorum konuşacak birşeyimiz kalmadı, paylaşacak hiç bir şeyimiz yok.
Yine de yüreğimden gücümün yettiği yere kadar sana sesleniyorum,
seninle konuşuyorum... Bugün sana olan kırgınlığımı rafa kaldırdım,
sevgimi aldım avuçlarımın arasına, ona sığınıyorum... Cümlelerimi kısalttım,
kelimelerim buruk, gülüşlerim istenmeyen dudaklarımda.
yaralıSevdam isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Powered by vBulletin® Version 3.7.0
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.

Tasarım: SaFaKUYGuR
sanalda1numara.com olurumyoluna.com olurumyoluna.net modpark.com
BİZİMNETCİLER
tıklayın Geldegezek.com

TÜRKİYE CUMHURİYETİ Yasaları ya da uluslar arası kanunları, antlaşmaları, tüzükleri ihlal eden mesajlar foruma gönderilemez.
Sitemiz; Bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini, önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir.
Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. (Üyeler üye olurken kabul ederler)
Sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız yardim@bizimnetciler.com email adresine bildirebilirsiniz.
Şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.
English Explanation: Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to İLETİŞİM
PORNO, CRACK, SERİAL, HACK İÇERİKLERİ, MP3, Bunlar gibi içerikler sitemizde yayınlanamaz.

Eğlence
Toplist

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479