Geri git   BİZİMNETCİLER >
AŞK,SEVGİ,DUYGUSAL,ROMANTİZM VE ŞİİRLER > AŞK SEVGİ

AŞK SEVGİ AŞK VE SEVGİ HAKKINDA AKLINIZA NE GELİRSE...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 12-09-2006, 04:33 PM   #1 (permalink)
*****
 
SuSKuN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2006
Mesajlar: 5.860
Teşekkürleri: 7
1 mesajına 1 kere teşekkür edildi.
İtibar Gücü: 500 SuSKuN has much to be proud ofSuSKuN has much to be proud ofSuSKuN has much to be proud ofSuSKuN has much to be proud ofSuSKuN has much to be proud ofSuSKuN has much to be proud ofSuSKuN has much to be proud ofSuSKuN has much to be proud ofSuSKuN has much to be proud ofSuSKuN has much to be proud of
Bekleme DÖnmeyecek..

‘Bekleme dönmeyecek’ dedi.

Karşılık vermedim. Yüzüne baktım, anlamlı olmayan yüzüne. Kötü bir haberi verirken bir insanın nasıl da böyle soğuk tavır takınabildiğini hiç anlayamamışımdır. Öylece baktım. Belki de ifadesizdi bakışlarım. Belki de birşeyleri beklediğimi farkettirecek kadar anlamlı... Oralı olmadığımı görünce tekrar etti sözlerini. ‘Bekleme dönmeyecek’



Biliyordum dönmeyeceğini. Gidenlerin ‘dönerim’ vaatlerini bırakıp dönmemek üzere gittiklerini biliyordum. Biliyordum, terketmenin gidenlere hoş geldiğini. Giden gittiği yere alışmanın telaşında, bıraktıklarını tez unutuyordu belki de. Belki de giden’e değil, kalan’a düşüyordu üzülmek. Üzülmek mi? Yoksa ben gerçekten üzgün müydüm? Nasıl olur! Hayatımın en güzel saatlerini ben bu kahve masasında geçirdim. İşte o adam şahitti buna. ‘Bekleme dönmeyecek’ diyen, o yüzü anlamsız olan adam.



Yine seslendi bardaklara birşeyler doldururken. ‘Bekleme dönmeyecek’

Baktım yüzüne. Uzun uzun baktım. O bana hiç bakmıyordu. ‘Bekleme dönmeyecek’ derken bile bakmıyordu. Hergün saat üçte, kahvenin penceresinden rahatlıkla geleni-gideni görebileceğim bu masa, beni ağırlamaya alışmıştı. Hergün evet. Kaç yıl oldu? Kaç koca yıl...? Gün gün sayılmış kaç koca yıl?



Çayımı önüme bırakırken aynı sözleri mırıldanıyordu. ‘Bekleme dönmeyecek’

Ne diyebilirdim. İlk gün buraya geldiğimde, elinde tepsisi sağa sola koşturan bir delikanlıydı. Şimdiyse yüzünde hafif bir gülümseme, ağır adımlar atmaya özen gösteren yaşı geçkin bir adam. Yıllarca aynı şeyi söylemekten bıkmadı. ‘Bekleme dönmeyecek’



Söylediklerine aldırış etmedim. Sözlerinin beni incitmesine izin vermedim. Burada olmak beni heyecanlandırıyordu. O ilk gün çırpınışlarını hiç yitirmedim. Çayımı her tazeleyişinde bakmadan yüzüme, sözlerini de tazelemek isteği duyuyorsa varsın söylesindi. ‘Bekleme dönmeyecek’



Dönmeyecekti elbet. Kim döndü ki o dönsün. Öyleyse ben neyi bekliyordum böyle. Bir söz mü? Belki... Veda sözcüğünü belki. Ayrılış kelimesini belki. ‘Bitti’ demesini belki. Bilip gerçekleri, ben de dönmemecesine gidecektim. Ama ya şimdi gitmek için davranırsam ve o, tam da şimdi gelmeye karar verirse ve gerçekten de gelirse sözleştiğimiz bu yere... ya ‘gelmeyecek’ diyerek her günümü heyecana çeviren bu bekleyişlerime son verirsem, her gecem ‘ya geldiyse’lerle bir kabusa dönerse... Ya gelirse! Ya gelirse! Öyle ya, bir daha duymazdım bu adamın ezberlediği o iki sözcüğü. ‘Bekleme dönmeyecek’



Çayımın şekerlerini unutmuştu. İki küp şekeri uzatırken bakmadı. Gözlerini yerden nedense kaldırmazdı. Ezberlediği hareketleri dikkatle yerine getirmenin artık bir anlamı da kalmamıştı. Sessiz oturan bunca insan aynı yere bakıp birilerini bekliyordu. Beklenenlerden kimi geliyor, kimi gelmiyordu. Ben bekleneni gelmeyenlerdendim. Bir de bekleneni beklemekten bıkmayanlardan... Uzaktan sesini duydum. ‘Bekleme dönmeyecek’



İki saat böyle bekleyerek, hergün olduğu gibi, yine geçti. Toplam on yedi bardak çay içtim. Demli ve iki küp şekerli. Kalkacağım zaman kahve sahibini aradı gözlerim. Oradaydı. Arkası bana dönük, bir masanın çekmecesinde birşeyler arıyordu sanki. Ödemem gereken paranın ne kadar olduğunu soracaktım. Bana bakmasını bekledim. Elimi kaldırıp işaret edecektim hesap için. Bir türlü dönmek bilmiyordu. Yanına gitsem diye geçirdim içimden. Vazgeçtim. Yıllardır bunu yapmamıştım. Şimdi böyle davranmak için bir sebebim yoktu. Bekledim. Birkaç dakika daha seyrettim dışarıda olanı-biteni, geleni-geçeni. Beklemek benim işimdi zaten. Ne çıkardı birkaç dakika fazla beklesem. Bekledim. Uzaklara daldım bilmem kaç zaman. Yanıma gelip masama oturduğunu bile farketmedim. Sesini duyunca şaşırdım bu sefer, çok yakınımdan geldiği için belki. ‘Bekleme dönmeyecek’ dedi. Bir şey söylemedim. Doğruydu. Gelmeyecekti. ‘Yıllar geçti’ dedi. Doğruydu. Yıllar geçmişti. Üstelik bekleyerek. Beklemek zordur oysa. Beklemek zamanı öldürür oysa. Yine de geçti işte yıllar. Sandalyeler eskidi, masalar yıprandı, kapılar bilmem kaç kere yeniden boyandı... o gelmedi. ‘Sen beklemekten vazgeçmedin’ dedi. Evet, vazgeçmedim. Vazgeçmem için bir işaret gönderen olmamıştı. Bir söz... bir mektup... bir, bir, bir herhangi bir şey... ‘O ise vazgeçeceğini düşünmüştü’ dedi. Öyle mi? Neden? Böyle düşünmesi için sebep? Yavaş yavaş düşüncelerim karışıyordu. Birden geçmişe dönme telaşı yaşadım. Birşeyleri hatırlamaya çalıştım. Zordu bu. Farkına varmadığım bir şeyi anılarımın arasından bulup çıkarmak öyle kolay değildi. Zihnim yorgun düştü bir an. Bulamadım bir sebep. ‘Gitmek kolaydı’ dedi. Kolayı seçer mi her zaman insan? Belki... ama onun böyle bir kolay’ı seçmesi için olan neydi? Bulanıklaşmaya başladı olaylar, kişiler, mekanlar... ‘Bir mektup bıraktı sana, beklemekten vazgeçmeyeceğin kesinleşirse verilmek üzere’ dedi. Dondum. Her şey donmuştu. Ben, o, dünya, yoldan geçenler, denizde yüzenler, dalgalananlar... Olabilir miydi böyle bir şey? Mümkün müydü? Bunun doğru olmadığını söylesindi biri. Lütfen biri çıkıp ‘yalan’ desindi. Çıkmadı öyle biri. ‘Yalan’ demedi.



Kalktım masadan. Bakmadım, ‘bekleme dönmeyecek’ diyenin yüzüne.

‘Keşke’ dedim güçlükle, ‘keşke ben her gün beklemeye devam etseydim. Keşke bana böyle bir şeyi hiç söylememiş olsaydın. Keşke ‘bekleme dönmeyecek’ demekten yorulmamış olsaydın da bana bu haberi vermeseydin bunca yıl sonra. Keşke...’



Kapıdan çıkarken son olarak duydum aynı sözleri. ‘Bekleme dönmeyecek’

Demek bir bildiği vardı, benim bilmediğim.

Artık beklemiyorum, dönmeyecek.
SuSKuN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Powered by vBulletin® Version 3.7.0
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.

Tasarım: SaFaKUYGuR
sanalda1numara.com olurumyoluna.com olurumyoluna.net modpark.com
BİZİMNETCİLER
tıklayın Geldegezek.com

TÜRKİYE CUMHURİYETİ Yasaları ya da uluslar arası kanunları, antlaşmaları, tüzükleri ihlal eden mesajlar foruma gönderilemez.
Sitemiz; Bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini, önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir.
Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. (Üyeler üye olurken kabul ederler)
Sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız yardim@bizimnetciler.com email adresine bildirebilirsiniz.
Şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.
English Explanation: Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to İLETİŞİM
PORNO, CRACK, SERİAL, HACK İÇERİKLERİ, MP3, Bunlar gibi içerikler sitemizde yayınlanamaz.

Eğlence
Toplist

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481