| ||
| | #1 (permalink) |
| ***** Üyelik tarihi: Jan 2006
Mesajlar: 5.860
Teşekkürleri: 7
1 mesajına 1 kere teşekkür edildi.
İtibar Gücü: 500 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Doğum Gününde Yorgun argın geldi evine genç adam. Her zaman ki gibi uzandı o eski püskü kanepesine. Tam uykuya erişmeden, sersemleşen kafası bir anda çalan telefonla irkildi. Sersemleşmenin etkisiyle tam sesi çıkmayarak ‘’efendim’’ diye cevapladı. Uzaklarda olan bir arkadaşıydı telefonun diğer ucunda ki. Doğum günün kutlu olsun diyordu. Bunu duyunca daha da sersemledi kafası ve o eski kanepenin yanındaki masanın üzerinde duran her günü karalanmış takvime baktı. Gerçektende doğum günüydü. Bu tarihi belki arkadaşı yeterince gelişmiş teknolojinin eseri olan telefonun ajandası sayesinde hatırladı, bu günü belki. Ama bu günü ne teknoloji eseri bir telefon ve en önemlisi kendisi bile hatırlayamadı. Hayatın koşuşturmasına o kadar kendini kaptırmıştı ki kendisi için bu önemli gün sıradan bir gün gibi geçirmişti. Aslında bu gün onun için acı bir gün. Her doğum gününü ölüme bir yıl daha yaklaştığının habercisi olarak bakıyordu. Ölümden korktuğundan değildi bu içindeki duygu. Dostuna bu günü hatırlatmasından dolayı için teşekkür etti. Ve telefonunu kapattı.tamamen kapattı telefonu Çünkü dostu anlamıştı telefonundaki ses tonunun çok hüzünlü oluşunu. Biraz moral bulması için hakanın arkadaşlarına haber verip doğum günü için tebrik etmeleri isteyebilirdi. Bunun için cep telefonunu kapattı. Zar zor geçimini sağlamasın rağmen bir türlü vazgeçmediği o pahalı sigarasını yaktı. Bir nefes çekti. Arkadaşı bir soru sormuştu kaç yaşına bastın diye. Hakan 35 diye cevaplamıştı. Aslında 21 idi. Espri zannetmişti belki bunu arkadaşı ama hakan 21 değil 35 yaşına basmıştı. Nüfus cüzdanının üzerindeki tarihi göre değil ama. Çünkü 35 yılla değer hayattan sille yemişti. Saçlarına aklar bile düşmüştü. Sigarasından bir nefes daha çekti. Yüreğindeki boşluk bir daha aklına geldi. Kimsesi kalmamıştı şu hayatında hep kaçmıştı insanlardan. Babasının kendisini sevmediğini düşünerek ayrılmıştı evinden. İzini kaybettirdi başka şehre yerleşerek. Annesi üzülmesin diye ayda bir telefon ediyordu kendisinin iyi olduğunu söylemek için annesi ile telefondaki tek konuşması anne ben iyiyim merak etme diyip kapatırdı telefonunu. İki kardeşi vardı onlarda kendi derdine düşmüştü zaten umurlarında bile değildi. O şehri terk ederken birçok varlığını kaybetmişti. Ailesini, dostlarını, arkadaşlarını sevgilisini... aşklarını terk etmişti. Her şeyini terk etmişti. O şehri terk ederken bunları göze almıştı. Kim bunları göze alabilirdi ki. O nüfus cüzdanındaki yaşına bakılacak olunursa eğer. .Belki aptaldı bunu yaptığı için. Cesur biriydi hakan bunları bir anda silip attığı için. En çok ona bir nebze olsun bu terk etmeleri unutturan bir aşk aradı. Buldu. Yada bulduğunu zannetti. Ama korktu o aşkıda o sevgiyi de bir gün terk ederim diye. O sevdiği, seven kişiyi de acı çektirmekten korktu. Çünkü o babasını annesini dostlarını memleketini terk edebilmiş bir şahsiyetti. Aşkı da terk etmişti. Ve artık tek dileği yalnız başına bir apartman dairesinde o eski kanepede uyurken ve DOĞUM GÜNÜN DE ölmekti. O doğum gününde bir yıl daha ölüme yaklaştığını hatırlamadan bir arkadaşının telefonuyla irkilmeden.pahalı sigarasından bir nefes çekmeden O kanepenin üzerinde bu hayatı da terk ederek. |
| | |
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Âdet GÖrme (hayiz) | yaralıSevdam | Dini Konular | 0 | 12-05-2006 03:25 PM |