| ||
| | #1 (permalink) |
| Üyelik tarihi: Jun 2006
Mesajlar: 6.117
Teşekkürleri: 2
2 mesajına 2 kere teşekkür edildi.
İtibar Gücü: 261 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Bindokuzyüzseksenbir yılıydı, hangi ayda idik hatırlayamıyorum ama muhtemelen yaz başları olmalıydı... Öyle ya, bak nasıl da hatırıma geldi şimdi mavi bir elbise vardı üzerinde , yarım kollu ilk gördüğümde... İşyerime gelmiştiniz hani, daha önce tayin olarak ayrıldığınız şehre yeniden dönüş yaptırmıştınız da... Eşlerimiz uzun süredir tanışıyorlardı ama biz henüz yeni merhabalaşmıştık. Sarı saçların, duru , dost yüzün... Hayatımızın daha sonraki yıllarında iyice kaynaşacaktık belli... ***** Hayat ne tuhaf... Arkadaş, dost, akrabam, yakınım gibi, kendim gibi biri bildiğim insan, seni ilk geldiğin akşam gördüğümde, neler geçti neler hatırımdan biliyor musun? Yirmiyedi yıl evvelki halin bir film gibi geçti zihnimden. Hani o karlı sokaklarda bir yılbaşı akşamı neşemiz... Elimde tatlı tabağı, kapı açılmayınca beşinci kattan aşağı attığın anahtarları karların arasından zorla buluşum... Akşamları dörtlü iskambil oyunlarımız... Çocuklarımız... Herşeyden önemlisi o güzelim dostluğumuz... Saçların, fiziğin, gülüşün... ne kadar değişmişsin... Bir hayırsızın yokettiği güzelim gençliğin... Bilmiyorum, sen de onun için mi hayırsızdın... yoksa o muydu tam teşekküllü hayırsız... Hayatın ağırlığı bakışlarına oturup kalmış... Üzgünüm... Biraz evvel beni boğan derin üzüntüm, zihnimden geçenler... Anlatmak istediklerimi kesinlikle anlatamıyorum şu anda. ******** Şimdi, bir-kaç günlüğüne geldiğin bu ziyaretten geri dönüyorsun... ".... Kardeş" dediğin eşime teşekkür için, bizi davet etmek için not yazdın ve sonunda gözyaşlarını tutamadın. Sonunu yazarken duygulanmışsın. "Kadim dostlarım" diyorsun... Torununa benim kızımın adını verdiğini duyduğumda biliyordum zaten... Öyle ya... Artık hayat bağların elbebek-gülbebek büyüttüğün kızın, torunların, damadın... Ben üzgünüm... Şaşkınım... Bilmiyorum ki ne zaman ve neden köreltmişim hassasiyet duygularımı ki öylece bakakalıyorum. İnsanın içerisinde ağlama, acıma gibi hassasiyeti hissettiren bir elektrik kablosu mu var acaba da, bir kimyasalla nasıl izole edilmişse edilmiş de tık yok bende... Ne zaman bitirmişim yok etmişim yaşananlara, kendime üzülme duygularımı?.. ****** Bir gün dostluğun, arkadaşlığın hikayesini yazarım belki de. Sen olursun içerisinde mutlaka. Çünkü sen aslında dosttun canım, dost. Giderken ardından baktık kızımla beraber, yedinci kattan. Arkadan topladığın artık tamamen ağarmış saçların, sırt çantan,torunların için hazırladığım ve zorla eline verdiğim küçük hediyelerden oluşan bir poşetle yol boyunca, gözden kayboluncaya dek ardından baktık. Yolun sonundaki caddeye kadar en az sekiz on kez arkana dönüp el salladın... Arkandan, senin dostluğundan bahsettim kızıma, her el sallayışında bir anı gözbebeğimde, o ise arada bir "biliyorum" diyordu. Ama hakikatte bilmiyordu, sadece bildiğini sanıyordu.
__________________ [ÜYE OLMADAN LİNKLERİ GÖREMEZSİNİZ. BURAYI TIKLAYARAK BEDAVA ÜYE OLUNUZ...] [ÜYE OLMADAN LİNKLERİ GÖREMEZSİNİZ. BURAYI TIKLAYARAK BEDAVA ÜYE OLUNUZ...] |
| | |
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |